UNUTMAYIN YİNE DE ONU!
Reklam
Reklam
Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

UNUTMAYIN YİNE DE ONU!

27 Mart 2019 - 16:23

Nihavend Perisi yüreğime seslenir ve realistliğime yenilip usulca dalar giderim. Başlarım mırıldanmaya, ben de herkes gibi:‘Tırırım,laylaylay tırırım, laylaylay, tırırım…’

Halbuki ne bestecisini tanırım ne de güftecisini…

 ‘Şarkılar seni söyler, dillerde nâme adın,
Aşk gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın.

Meyhane masasında Rakı’nın bile saygı duruşuna geçtiği, Kerem Alışık’ın içli sesiyle hayat bulmuş, benim bile eriyip gittiğim bu şarkıyı bilmeyen ya da sevmeyen var mıdır?

Biliyorum, dolmuş şoföründen tutun da köydeki şükrü dayım’a kadar bilmeyen ve sevmeyen yoktur.

En güzel günlerini demek bensiz yaşadın?
Aşk gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın’

‘Hiç yabancı gelmiyor’ derim; rengi, tadı, tuzu, diller de nağme olan adı.

Belki de her sabah otobüs durağında beklerken tanıdık tanımadık gelip geçen insanların arasında bir yerlerdeyiz.

Belki de işyerinin karşı köşesinde çalışan kumraldan hiçbir farkın yoktu…

Belki de yolda yürürken anlamsız bakışlar atılan esmerdin...

Belki de göz yaşı içinde bırakıldığın, yıllanmış koca bir ömrün telaşında kaybolup gitti benliğin. Kim bilir?  

Belki de üzerine çektiğin simsiyah bir battaniye arasına gizledin gözyaşlarını.

Sen maviye ısınırdın, biz gökkuşağındaki tüm renklere…

Şimdi biz de sığınır gibiyiz adının geçtiği tüm şarkılara…

Şarkılara sığınmak mı?

Şarkılar dediğin bir damladır yağmurdan savrulup düşen.

Bir bulut gibi alçalıp, nağmeleri üstümüze sinen.

Sadece ve sadece ‘Huysuz ve bir o kadarda tatlı bir kadın’…

Ve kısa bir süre için de olsa anmadan geçemiyoruz …

Sevgili Dostlar.

Zaman zaman siz de mırıldanırsınız bu şarkıyı değil mi?

Dudaklarımızda hafif, ince, kar gibi beyaz bir tebessüm ve yüzümüze değişmeyen bir buruk bir ayrılık ifadeyle… Eskitilmiş anılarla, yorulmuş bedenlerle ve hüzünlü şarkılarla yine zaman zaman günün ışığına ya da gecenin sessizliğine ortak ederiz.

Halbuki ne bestecisini tanırız ne de güftecisini…

Unutmayın yine de onu….

Yıllara meydan okuyan, yaşamın tüm izbe sokaklarında yürüme ihtimali yüksek, olan bu kadını siz de unutmayın.

Kim bilir, belki bir gün karşımıza çıkıverir.

Belki yanınızda oturan hem huysuz hem de tatlı bu kadını daha çok seversiniz. Khoda Hafez!..(Hoşçakalın)

YORUMLAR

  • 0 Yorum