ANNE OL DA !..
Reklam
Reklam
Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

ANNE OL DA !..

04 Nisan 2019 - 10:19

Hayatta olduğum, olacağım her şeyi güzel anneme borçluyum, demiş Lincoln.

Hepimiz öyle değil miyiz? Anne olmaktan bahsetmiyorum, insanın annesinin olmasından bahsediyorum. Sonuçta hepimiz daha birer küçük bebeğiz onun gözünde.

Hiç büyümedik ve büyümeyeceğiz.

Bir anne sayılmasam da, yarı anne olmanın tadını hiçbir şeye değişmem!

Özellikle de cin gibi bir yeğeniniz varsa ve arada sırada ‘annecim, ay ay teyzecim’ diyerek seni iyice bu havaya sokuyorsa, onunla günün en keyifli saatlerini yaşarsınız.

Bu yüzden, fahri anneliği de çok iyi bilirim.

Fakat ne kadar bu işin ne kadar yakınında olursan ol, asla terfi edemeyeceğin durumlar var.

Bu durumlar sadece ve sadece annelere hastır. Onların böylesi ortak noktaları vardır ve bu cümleler kendi aralarında kullandıkları bir şifre gibi sadece ve sadece onlara aittir. 

Örneğin: Anne ol da görürüz seni!...

Bazen bu cümlenin hedefi olmaktan da kaçamıyorsunuz.

Anne ol da !..

Ve anlaşılıyor ki, anne olmadan anlamıyorsunuz bazı şeyleri.

Mesela ben bir çocuğa tokat atamam. Öğle anneler var ki pat küt ağlata ağlata yediriyor, gezdiriyor, mesela, hiç unutmam kadının biri Mecidiyede bangır bangır ağlayan çocuğunu elinden tutarak sürüklüyordu. Çocuk besbelli afacan. Yüzü ağlamaktan mosmor olmuş ve belli ki annesini çok bunaltmış. Evet, o da çocuğa bağırıyor: ‘Akşam olsun seni babana bir bir söyleyeceğim’ diyor. Kadına kızmış, çocuğa olan bu tavrı beni sinirlendirmişti. Fakat bir şey söylesen, söylediğinin hiçbir anlamı olmuyor. ‘Yahu kadın, şu cep telefonunu önce bi cebine sok, sonra şu çocuğuna bir sahip çık’ diyesin geliyor ama ne dersen de faydası yok. Özellikle de ‘Anne ol da!’ lafıyla susup kalma ihtimali yüksekse.

Anne olup da bu durumu yaşamayan var mıdır?

Ya da:

  • Çocuk yemedi, sen ye!
  • Tabakta kalmasın, sen ye!
  • Ziyan olmasın, onu da ye!
  • Bak bu amca polis!

Konuyu uzatmayalım, annelik ister bir meslek olarak değerlendirilsin ister sanat diyelim, adına ne verirsek verelim gerçekten çok sabır isteyen bir iş. Biliyorum, bugün anneler gününü değil, fakat ne demiştik, aslında bizim için her gün anneler günü.

Ve bu güzel cümle, günün anlam ve önemini vurgulayan, bu günde yazılan hemen hemen bütün köşe yazılarının özetiydi. Ben bunu unutturmamak arada sırada da olsa yeniden hatırlatmak niyetindeyim. 

Balzac’ın güzel bir sözüyle yazımızı noktalayalım: Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan bir uçurumdur.

Khoda Hafez(Hoşçakalın)!..

YORUMLAR

  • 0 Yorum