AKADEMİK BİR AŞK!..
Reklam
Reklam
Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

Yasemin ŞİMŞEK DİLBER

AKADEMİK BİR AŞK!..

28 Mayıs 2019 - 11:08

Sevgili dostlar!..

Bir mevsim daha geçti AŞK üzerinden… Yer küre, gök küre ve bir mayıs ayı sempozyumum olan etrafımdaki çimenlik.

Ben bakıyorum ve görüyorum…  Sen bakıyorsun ve görüyorsun…

Hepimiz bakıyoruz, görüyoruz ve biliyoruz: Ya  aşkla ya da sevgiyle güzelleşiyor, dünya! 

Ataol Behramoğlu’ya kulak veriyorum. Şimdi, şuan, şu dakika, hep birlikte okuyalım mı?

Değişir rüzgarın yönü,

Solar ansızın yapraklar,
Şaşırır yolunu denizde gemi,

Boşuna bir liman arar,
Gülüşü bir yabancının,

Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir,

Sadece kendini öldürecektir,
Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir!..

Bir anı bile kalmamıştır,

Geceler boyu sevişmelerden,
Binlerce yıl uzaklardadır,

Binlerce kez dokunduğun ten,
Yazabileceğin şiirler,

Çoktan yazılıp bitmiştir,
Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir!..
 

Bu güne kadar aşk üzerine ne çok şey yazıldı. Ne çok şey okuduk aşk üzerine, sevda üzerine…  Tarih yaşam boyunca öyle aşklara sahne olmuş ki!..

Aşkın bin halini görmüşüz hep birlikte  Akademisyenlerin aşkı başka bir akademik oluyor.

2012 yılıydı sanırım. Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Esin Emin Üstün, Eşi Prof.Dr. Emin Faik Üstün’ün göndermiş olduğu 51 mektup, şiir, kartpostal ve fotoğrafı bir kitapta toplayarak ölümsüzleştirmiş, kaybettiği eşinin adını yasal olarak kendi nüfus cüzdanına da taşıyarak, mahkeme kararıyla onun adını kullanmaya başlıyor.

Bir mektubunda biricik sevgilisine nasıl da yürekten sesleniyor: 

‘Senin bir yandan sınavlara çalışırken bir yandan da nice hazırlıklarla meşgul oluşunun epey yorucu olduğunu düşünüyor ve buna üzülüyorum. Gıda ve uyku hususlarında ihmalcilik var mı? Hani tartını bildirmemişsin Esin’cim… İşi gücü bir yana bırakıp geliveririm bu haberler gecikirse… Seninle bir bütün olduğumuzu öyle candan duyurdun ki bana. Biraz daha, biraz daha minnet, şükran ve sevgili anılarla dolu içim… (Esin’im, canım, hayatım, sevgilim, Esinciğim)’

Sıkı sıkıya sarıldığımız, uğruna fedakarlıklar yaptığımız para, güç, mal, mülk v.s bütün bu maddesel değerler arasında bilgi gibi bilmek gibi, tecrübe gibi,  aşk gibi, şiir gibi pek çok güzellemeyi de üstüne üstlük  muazzam sözcük dizimleriyle servis ederek nasıl da ölümsüzleştiriyorlar. Emin Faik Üstün Hocanın sevgisi herkese nasip olacak türden değil… 

Şimdilerde sevgiye dair kıpırdanışlara kaç kişi layıkıyla sahip çıkabiliyor,  gerçekten çok merak ediyorum.

Bildiğim bir şey var, hiçbir zaman susmayacak yürekler, aşk güzergahı her zaman en işlek yol olacak dünya üzerinde. 

Lavinia, sana söylüyorum: Firdevsi Meydanı’nda, sence kırmızılı kadın hala bekliyor mudur?

Ya da hala ‘huysuz ve tatlı kadın’ı çalıyor mudur gramofon?

Evet, ölümdür tek başına yaşanan ey dost!..

Aşk gibi, sevda gibi bir gün geçirmeniz temennisiyle…

Sevgilerimle…

Khoda hafez!..(Allahaısmarladık)
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum