Reklam
Reklam
Tactician

Tactician

SADECE GUİDO

08 Mart 2020 - 08:46

Aradaki puan farkı ve şampiyonluk anlamında neredeyse yolun sonuna gelmemiz, oyuncularımızın motive edilmesini zorlaştırıyordur eminim. Ertuğrul hoca bir kaç kez ifade etti, bu motivasyon problemini aşmak için, öncelikle Samsunspor tarihinin en uzun galibiyet serisine imza atmayı, ardından da 59 yılında Beşiktaş'ın ulaştığı 13 maçlık galibiyet serisini geçmek üzerine yeni hedefler koyduklarını belirtti.

İki yıldır bir türlü diş geçiremediğimiz Sancaktepe takımı, dün yine oldukça zor lokma olduğunu ispat edercesine bir mücadele ortaya koydu. Normal oyunlarının da ötesinde bir hırsla sahada yer aldıkları her hallerinden belliydi. Son derece motive hallerinin yanı sıra, tatlı-sert eşiğini de aşar nitelikte bir oyun tarzı ile oyuncularımızı büyük ölçüde sindirdiklerini de söylemek doğru olacaktır.

Caner örneğin, ilk yarının sonladırında Melik'in kasıtlı da sayılabilecek aynı aksiyon alanı içerisindeki bir dizi faullerine maruz kaldı. Bu müdahalelerin neticesinde de sakatlandı. Oyuncumuz, oyuna devam etmek istediyse de maçın sonunu getiremedi ve yerini Erkam'a bıraktı. Özellikle ikinci yarı, bir çok oyuncumuz ikili mücadelelerde daha fazla kendilerini sakındılar ve ayaklarına top tutmaya dahi çekindiler. Dengeli dengesiz ayırt etmeksizin her topu bir an önce ayaklarından çıkartmak istediler. Bu da oyunu tamamen Sancaktepe'ye teslim etmek anlamı taşıyordu.

Son derece motive ve hırslı Sancaktepe karşısında, ikili mücadeleden kaçmayan, topu ayağında tutmaktan korkmayan, rakibin sertliğine boyun eğmeyen tek bir isim vardı. Guido Koçer. Aksine rakibin tutumuna o kadar sinirlendi ki, topu ayağına her aldığında daha da sabırla tuttu ayağında, yeni bir mücadele ortamına girmek istercesine. Çok büyük bir karakter koydu ortaya. Oyunun hem hücum yönünde hem de savunma yönünde mükemmele yakın bir performans ortaya koydu.

 Topun hiç bir şekilde bizde kalamadığı son bölümde, rakip baskısını belirgin biçimde arttırdı. Bu noktada bir çok kişi Kubilay'ın oyuna dahil olmasını bekledi ama hoca tercihini bir kez daha Halil'den yana kullandı. Oysa, benzer bir senaryonun oluştuğu Pendik maçında Kubilay'ın oyuna dahlinden sonra ayağımızda top tutabilmiş ve rakibin baskısını kırabilmiştik. Halil tek bir katkı dahi sunamadı oyunda olduğu son bölümde.
6 ay sözleşmeli Halil Çolak ve sezon sonuna kadar kiralık Atabey'den katkı alamıyoruz. Bu oyunculardaki ısrarı doğru bulmuyorum. Önümüzdeki sene kadro yapılanmasında Bahattin ve Kubilay alternatif olarak dahi kadroda düşünülmüyor ise, buna saygı duyarım. Ama bu senaryoda dahi, sezon sonu bizimle hukuki ve ticari ilişkisi kalmayacak oyuncular yerine, piyasa değerini bir şekilde daha yukarıda tutmak zorunda olduğumuz sözleşmeli oyuncularımızın sahada yer alması gerekmez mi?

Günün sonunda, takım kazanmaya devam ediyor. Şampiyonluk için geçilmesi gereken engeller bir bir aşılıyor. Bu lig için ana rakibimiz Manisa ekibinin ve Sancaktepe takımının, zaten az olan ümidi, tamamiyle yitmiş oldu. Matematiksel olarak da, üst lige çıktığımızın tescili için 29 Mart tarihinde oynayacağımız Hekimoğlu maçını beklememiz gerekecek sanırım.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum