Samsun'da 'Şehreminin' mi yok?
Reklam
Reklam
Okan DİLEK

Okan DİLEK

Samsun'da 'Şehreminin' mi yok?

05 Haziran 2019 - 10:34

Sözlük anlamı Şehremini; Osmanlılar döneminde, Tanzimat’a değin, sarayların ve devlet yapılarının bakımına, onarımına, haremin giderlerine ve aylık işlerine bakmakla yükümlü devlet görevlisi.
Şehremini, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet öncesi Türkiye’sinde belediyelerin işlevlerini gören şehremaneti idaresinin başı. Şehremanetleri 16 Ağustos 1854 tarihli bir fermanla, Fransız komün idareleri örnek alınarak kurulmuştur.
Şehremini Osmanlı Devleti’nde İstanbul’daki saray ve devlete ait binaların bakımı ve tamiriyle uğraşan ve saraylara gerekli olan şeyleri satın alan kimse de denilmekteydi.
Şehremininin sözünü ettiğimiz hizmetlerinden başka, sarayların vekil harçlığı, hastane arabalarının tamiri, surre alayında lazım olan mühimmatın tedariki, enderunun bazı ihtiyaçlarının temini ve icabında bunların tamiri, nakliyat ambalajlarının yapılması gibi görevleri vardı.
Ayrıca sarayın ve içoğlanlarının bazı ihtiyaçlarının alınması, hassa ve darüssaade ağası matbahına her sene verilmesi lazım gelen lüzumlu malzemelerin temini ve her sene eski saraya verilen bazı aletlerin tedariki gibi görevleri de bulunan görevli. 
Fatih Kanunnamesi’ne göre, şehremini, teşrifatta defteremininden sonra ve reisülküttaptan önce gelirdi. Şehreminlerinin emrinde su nazırı, kireççibaşı, ambar müdürü, ambar katibi, sermimar ve tamirat müdürü gibi görevliler vardı.
Ebniye-i Hassa Müdürlüğü 1849 yılına kadar müstakil, bu tarihten 1856 yılına kadar da Ticaret ve Nafia Nezaretine bağlı olarak görevini yürüttü.
Sonradan bu kuruluşun şeklinde bazı değişiklikler yapıldı. 1867’de uygulanan teşkilat ve usullerle bugünkü belediyeciliğin ilk temelleri atılmış oldu.
Devletin her şehir ve kasabasında; şehremaneti denilen belediye teşkilatı kuruldu. Nihayet Cumhuriyet devrinde kabul edilen bir kanunla şehremaneti tabiri kaldırıldı (1930)
Bu bilgiler size küçük bir bilgi mahiyetinde ansiklopedi bilgisidir. Şimdi Osmanlıdan günümüze değin gelen bu işleyiş 1930 yılı ve sonrasında şekil ve şemal olarak o dönem hizmet görev anlayışı ile geleneğin de devamı olarak aynen uygulanmakta. Sadece günün konjonktürüne göre değişen görev alanları birimler farklılık göstermekte. Aslında hizmet anlayışı ve bu görevin başında bulananın yapacağı hizmetler bellidir.
Alt ve üst kadrolarda görev yapan asıl hizmetliler bu işin başına gelenin işini kolaylaştıran tecrübelerdir. Evet İşin başında ki zatıalilerin mutlak önemli bilgi ve tecrübeleri vardır, ancak yine de bu işi yürüten tecrübeli çalışanların da emeği asla yadsınamaz. Yani onlar en az işin başına getirilenler kadar tecrübelidir. Durum böyle olunca işleyişin özü tıpkı Osmanlı da ki gibi devam edince sadece uygulama da farklılıklar gözlenebilir o kadar.
Bugün Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde şehrin yönetimine sahip olmuş başkan ve kadrolar şehre verilecek hizmetlerin masalarını oluştururken ne hikmettir ki şehrin değerleri ve kanaat önderlerinden faydalanma yoluna gitmediğini görüyoruz.
Bu zarar ziyan muhasebesinde eksi hanesine yazılan not olarak karşımıza gelmektedir. 
Yani sözünü ettiğimiz yönetim kadroları için Samsun dışından beyin aramak, tecrübe aramak, yetenek aramak şehrin yeteneksizliğini söylenmesinden başka bir şey değildir.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde şehrin yönetimi için oluşturulmuş masalarda maalesef şehrin gerçek sahipleri yaşayanları ve değerleri yani şehremini kimliklerine yer verilmemesi şaşırtan bir durumdur.
Yani bu şehri tanıyan bilen, değerler kalmamış da ülkenin diğer şehirlerinde kaybedilen belediyelerde açıkta kalan ya da şehri yönetecek düşüncedeki iradenin dirsek temasında ki bürokratlara sahip çıkılması mantığı Samsun’u güdük yönetilmesine fırsat yaratmasından başka bir fayda sağlamayacaktır. Evet bu davranış güdük bir bakış açısıdır. Samsun’da Samsun’u tanıyan şehremini yönetici mi yok?
Bu şehri tanıyan sokağını ve caddesini bilen yönetici mi ?
Yoksa Ankara merkezli kaybedenler kulübünden gelen yöneticiler mi şehri iyi tanır ve hizmet üretebilir?
Gelenler çok iyiydi de niye bulundukları yerlerde tercih edilmemişlerdir?
Ya da Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ya da başkanlık makamının hizmet ve proje üretme de bir yeteneksizliği mi söz konusudur?
Sanmam…
Kaldı ki bugün belediyeyi yöneten kişi bakanlık düzeyinde görev yapmış Samsun’un en büyük şansı bir Şehremin.
Başkanın belediyenin ilgili birimlerinde görev yapacak dışardan getirdiği yöneticilerin aslında hiçbirine ihtiyacı yok.
Çünkü Bakanlık gibi bir tecrübeye sahip bir kabiliyet bunu pekala Samsun içinden oluşturacağı kadrolarla tek başına bu işi çekip çevirebilmesi mümkündür.
Ama maalesef bunu böyle yapma yapabilme durumu söz konusu değil.
Ankara, Parti Genel Merkezi
-Alacaksın, gönderiyoruz, değerlendireceksin’ demişse yapılacak bir şey yok.
Şimdi Samsun kendisini tanımayan yöneticilerin “Birdir Bir” oyununa maruz kalmış şehir olarak beş yılını geçireceği muhakkak. 
Samsun üzerinde oynanacak bu oyunda sırtına kim binecek, kim inecek hep birlikte göreceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum