TOPLUMUN NEFESİ;
Reklam
Reklam
Kazım İLHAN

Kazım İLHAN

TOPLUMUN NEFESİ;

10 Temmuz 2019 - 10:44

Neden bizler figüranlıktan kurtulmuyoruz.                                                       
Merhaba güzel insanlar, kıymetli okuyucularım;
 Bir önceki yazımda; ‪ İnsanların geleceği, sahip oldukları doğal kaynakları rasyonel bir şekilde kullanmalarına, doğayı ve çevreyi korumalarına bağlıdır. O nedenle her şey küçük bir adımla başlar. Konusunu sizlerle paylaşmıştım.

Bu gün ise sizlerle doğduğumuz günden üniversite öğrenciliği ve evlilik dahil Ailelerimizin elleri, gölgeleri her zaman ya üzerimizde yada yanımızda bu nedenle de figüranlıktan kurtulamıyoruz.

Şu yaşa geldin ama bir baltaya sap olamadın. Doğru sap olmadan önce sapın ne olduğunu öğrenemedim ki demek isterim. Bir başka yazımda o hikayeyi sizlerle paylaşacağım.

Evet nerede kalmıştık diyerekten konumuza devam edelim. Yazımın başında dediğim gibi daha Dünyaya geldiğimizde bebeklik çağında başlıyor aileler de bizi korumacılık ve doğru olarak bilinen yanlış söylemler. Ülkemizin genelinde var bu yanlış koruma sistemi.

Çocuğunuzun, hem okul hayatında hem de hayat okulunda başarılı olmasını,  toplum içinde kendini rahat ifade edebilmesini, hakkını aramasını, toplumsal duyarlılığının artmasını, kendine ve çevresine  karşı farkındalığının oluşması için; Lütfen Okur musunuz.

 
- Şartsız sevmek; Çocuğunuzu şartsız sevin.
 
- Güvenmek; Ona güvenin. Sorumluluk alıp başarı hissini yakalamasına yardımcı olun.

- Dikkatli dinlemek; Çocuğunuzun anlattıklarını dikkatli ve kesintisiz dinleyebilmek için zaman ayırın ve onu göz teması kurarak dinleyin.

- Sınırlar koymak; Bazı kuralları koymanız gerekecektir. Uyarılarınızı tekrar etmekten kaçınmayın. Kararlı ve açık bir şekilde uyarın ve kendisinin doğru davranacağına güvendiğinizi hissettirin.

- Sınırlı riskler almasını desteklemek; Çocuğunuzun değişik yemekleri denemek, yeni bir arkadaş edinmek, bisiklete binmek gibi yeni deneyimlerde bulunmasını destekleyin.

- Yanlışlara geçiş serbestliği; Risk almaya başlayınca tabii ki yanlışlar da eşlik edecektir. Bunlar onun özgüveni için değerli yaşantılardır. Yanlışlarını bağışlamanız çocuğunuzun kendi hataları ile daha kolay baş edebilmesini sağlayacaktır.

- Pozitifi yüceltmek; Her çocuk cesaret bekliyor. Onun iyi başardığı şeyleri övmeniz ve bunu onun duyması yeterli olacaktır. 

- Kıyaslamalardan kaçınmak; “Neden kız kardeşin gibi uslu olamıyorsun?”, “Neden Ali gibi çalışmıyorsun?” gibi örnekler çocuğunuza başarısız olduğu şeyleri hatırlatacak, utanç duyma, kıskanma gibi olumsuz hislerle kendi öz değerlerini indirgemesine sebep olacaktır.

- Seçici olmak, her şeyi kabullenmemek; Her şeyi beğenmeyiniz!

- Hislerinizi açık yaşayın; Hislerinizi gösterin, gizlemeye çalışmayın. Kızmak, kavga etmek, üzülmek ve sevinmek her ailede olabilecek ruh halleridir ve normaldir. Sakinleştiğinizde ve neşeniz yerine geldiğinde çocuğunuz da bu ruh hallerini aynen hissedecektir. Bu da özgüveni güçlendiren bir örnektir.

- Empati; Çocuğunuz kendisini başkaları ya da kardeşi ile kıyasladığı zaman ona yakınlık gösterin ve artı özelliklerini övün.

- Cesaret vermek; Cesaret vermek ilerlemeyi takdir etmektir, sadece başarıyı değil. Övgü ile cesaretlendirmek arasında fark vardır. Birincisi yapılan işi ödüllendirirken diğeri kişiyi ödüllendirir. 
 
Sonuç olarak; Aile olarak yukarıdaki konuları uygulamadığımız takdirde çocuklarımız gelecekte kendi rolünden çok ,hayatına figüran rolünde devam eder. Sonrada şu yaşa geldi ama bir baltaya sap olamadı dememek için.
 
Sevginin özü, kendi sevgini göstermekle başlar. ( Kazım İLHAN )
 
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN )
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum